Anne adaylarının yaşadığı korkular…

46

Hamile kalma zamanına kadar yoğun uğraşlar ve emekler verilirken hamile kalındığında anne adayında psikolojik ve fiziksel olarak büyük bir değişim de başlamış oluyor. Bu değişimin en büyük nedenlerinden biri olan gelecek kaygısı hem annenin kendi hayatını hem de yeni doğacak bebeğine yetip yetemeyeceği kaygılarından oluşurken birçok anne bu korkular ile hamilelik sürecini geçirerek bu keyif alınacak zamanlara dair hatırlanacak anılar biriktiremiyor.

Oysa dünyaya gelen her canlı kendi dönüşüm sürecinde hem annesi hem de kendisi için yeterli alana sahip olarak doğuyor. Hamilelik sürecinde anne adaylarının unutmaması gereken en önemli şey bebeğin temel ihtiyaç kaynağının annesi olduğudur.

Anne Adaylarının Yaşadığı Korkular Nelerdir?
Sorumluluk Alamama Korkusu
Eğer bir süredir evliyseniz ve yaşınız 30’lu yaşlara ulaşmışsa çevre baskısı olarak artık anne olmanız gerektiği dilden dile yayılmaya başlayacaktır. Hamile kalmayı istemek ya da istememek çiftlerin ortak kararıdır. Çevresel baskılar sebebi ile hamile kalma zorunluluğu hisseden bir anne için bu çoğu zaman bir korkuya sebep olabilir. Anne olmak dünyanın en güzel duygusu olsa da eğer kadın buna hazır değilse yaşadığı hisler mutluluktan ziyade sorumluluk almaya başlayacak olmanın korkusu haline dönüşebilir. Hem kendi hayatı hem de bebeğinin geleceği ile kaygı duymaya başlayan kadın için annelik duygusu sanılanın aksine keyif olmaktan çıkabilir.

Eğer gerçekten ömrünüzün sonuna kadar sürecek olan bir sorumluluk bilincine henüz sahip değilseniz hazır olana kadar mutlaka beklemelisiniz.

Hamilelik Depresyonu
Çoğu kadın hamilelik sırasında çok olumlu ve pozitif bir tutum içinde olur. Fakat nadiren de olsa daha önceden depresyon yaşamış kişiler hamilelik sırasında bu depresyonun yinelendiğine şahit olabilirler. Kadınların %10’unda görülen hamilelik depresyonu özellikle toplumsal dayanağı az olan kadınlarda görülmektedir. Evlilik çatışması yaşanması, çift olarak ilişkilerin iyi bir seyirde olamaması, gebeliğe ilişkin duyguların karışık olması, gebeliğe hazır olmadan hamile kalınması gibi sebepler hamilelikteki depresyonu tetikleyen nedenlerdendir.Hamilelik depresyonunun tedavi edilip edilmemesi gerektiği uzmanların kararına bağlıdır.

Doğumda Yaşanacak Fiziksel Acı Korkusu
Hamile kalınmadan dahi anne olan kadınların birbirlerine anlattıkları saatler süren ve tarifi olmayan bir doğum sancısı neticesinde kucağa alınan bebek hikayeleri sona yaklaşan hamilelerin en büyük korkuları arasında yer alıyor. Doğumun normal bir süreç olduğu, bu fiziksel acıların yaşanması gerektiği gibi olağan duygu durumlarının hamileler tarafından kabul edilmesi oldukça önemli. Sezaryen doğumun daha çok bu korku ile bağlantılı olduğu düşünüldüğünde bu doğum şeklinde de doğumdan sonra yaşanılabilecek fiziksel acı ve sıkıntıların olduğu unutulmamalıdır. (Kaynak: kadin.com)